Kazanmanın nihai hedef olarak tanımlanması bu yola sarf edilecekleri de artırmıştır. Kazancın ise salt kapitalle ölçülmesi başarmak ve üretmekten kast edilenin somut, görünen ve paraya dönüştürülebilen nitelikte olmasını zorunlu kılmıştır.
Kazanma ve üretme algısının para ile eş anlama gelmesi dünyanın değerler silsilesinde bir aşınmaya yol açan değişimi de beraberinde getirmiştir. Bu, manevi üretimin ve paraya dönüşmeyen her artı değerin itibarsızlaştırılması anlamına gelmektedir.
Maddi değerler ve üretim kapsamına girmeyen unsurların lüzumsuz veya önemsiz olarak kabul edilmesi maddi üretimi ön plana çıkarırken bu yönde üretenlere itibar ve prestij sağlamanın da yolunu açıyordu kuşkusuz.
Gelişmişliği dahi attığı çöpün büyüklüğüyle orantılı gören zihniyetin bu tutumu nedense toplumlarda direnç görmedi. Karşı çıkanların çağdışı olmakla yaftalanacak olması ihtimali bile, bunu mazur gösterecek önemli bir gerekçeydi ne de olsa!
Kapitalizmin felsefesi, her ne kadar üretmek olarak gözükse de düşüncenin temelinde tüketime teşvik ve özendirme bulunur. Üretimi önemsiyormuş gibi yaparak insanların ürettiklerinden çok tüketmeleri amacı perdelenmeye çalışılır.
En çok kazanan, harcayan en başarılı; en çok tüketen bilinçli, medeni birey kabul edilir. Doğası, maddenin önem kazanmasıyla ters orantılı şekillenmiş manevinin, değerler manzumesinde gerilere düşmesi doğal sonuçtur. En büyük ve afili diplomaya sahip olan, pahalı alışkanlıklar edinen ve bu harcamayı sağlayabilecek parayı kazananın en itibarlı olduğu bir düzeneğe hakimiyet alanı sağlamıştır söz konusu anlayış.
Eskinin/inancın/geleneğin vs… soyut ve ulvi anlamlar yüklediği her bir değer unsuru da köhne ve itibarsız kategorisine dahil edilmeye başlanmıştır. Sistem, çarkı içerisine aldığı her maddeye karşı benzer bir acımasızlık göstermiştir.
Zihniyet, kadın ya da erkek arasında da bir ayrım yapmamıştır. Yaş veya cinsiyete özgü hususiyetleri birer zenginlik ve kabul edilebilirlik olmaktan çıkarırken her yaş ve cinsiyet için ortak kriterler benimsemiştir. Çalışabilir ve üretebilir olmak muteber kabul edilmenin ön koşulu olmuştur.
Örneğin eskinin, yaşı arttıkça bilgeliği artığı onaylı insanlarını bunamış/akli melekelerini yitirmiş kategorisine dahil ederken onları evin otoritesi ve daimi üyesi olmaktan da çıkarmıştır.
Evdeki yaşlı birey, ancak çalışan kadına yardımcı olabildiği ölçüde önemli ve gerekli görülürken bunu ifa etmediği yahut kendisine ihtiyaç duyulmadığı hallerde işe yaramaz insanların ölünü beklemeleri için inşa edilmiş barınaklara gönderilmiştir.
Benzer şekilde ev dışında başka bir işte çalışmayan kadınlar için “ev kadını” denilen sosyal itibarı olmayan, bir tür işe yaramaz, tüketici olarak görülen sınıf tesis edilmiştir. Ev kadını kategorisine girenlerin insan neslinin devamı, aile müessesinin muhafazası için ne önem arz ettiğine dikkat edilmeden salt “hazır yiyici, hazıra konucu” olarak addedilmişlerdir.
Anne ve eş olmaları, gönüllü iş, eğitim yaşamına sahip olmaları da konumlarını değiştirmeye yetecek unsurlardan değildir. Az da olsa para kazanmaya başladıkları zaman çalışan kadın mertebesine terfi eden çoğu kadın için çalışmak, kimlik bulmayla aynı anlama gelebilmektedir.
Akşama kadar sıkıcı, tekdüze ev işleriyle uğraşmak, çocuklarıyla ilgilenip statüsüz ve kimliksiz (!) yaşamak yerine asgari ücret karşılığı daha zor işleri yapmayı tercih eden kadınların sayısı gittikçe artmaktadır.
Böyle kadınlar kendi egolarını tatmin etmek bir yana kazandığı birey ve üreten kişi pozisyonuna sıkı sıkı sarılır. Piyasanın ucuz işgücü ve kişisel heveslerine hizmet edeceğine çok da aldırmadan çoğu kez niteliksiz eleman olarak evinde yapmayı ret ettiği işleri gönüllüce yapar. Modern dünya alt üst ettiği, dağıttığı toplumlardan önce itibarsızlaştığı ev kadınlarından özür dilemeli, iade-i itibarda bulunmalı aslında, hem de acilen…
Sabiha Doğan /Milad gazetesi
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
O Gün Beni Darp Edenlere Susanlara Hakkımı Helal Etmiyorum
Elvan Simsek
Cumhurbaşkanı Bir milletin Onurudur Namusudur!
Elvan Simsek
Kâbus bitti
Ahmet Kekeç
Berat Albayrak Neden Hedef?
Ersoy Dede
Gökten Ağır Zehirden Acı!
Yüsra D.Büyükcebeci
Bir CHP’linin itirafları: Kaybettiğimiz seçimdir
Sabiha Doğan
Hoşlansanız da olacak, hoşlanmasanız da olacak!
Ahmet Kekeç
ÇORUM DÜNYA'CA ÜNLÜ BİR ŞEHİR
Prf. Dr. İlknur TAŞ
DÜNYA’DA TÜRK HEKİMLERİ VE BAŞARI ÖYKÜLERİ
Esra Öz
Çorum’un Sevilen Sanatçısı Nergis A…
Çorum’da Tarım Arazileri Felaketi Y…
4 Bin TL İkramiye 17–22 Mayıs’ta Ya…
Çorum'da Bıçaklı Kavgada 2 Yaralı
"Çorum’da Biletler Yok Sattı Fırtın…
A Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu 17…
Yusuf Ahlatçı TFF Başkanı ve MHK Ba…
Çorum Cephesi’nin Tepki Gösterdiği …
Arca Çorum FK - Bodrum FK Play-Off …
“Seçmezsen 100 TL, Seçersen 150 TL”…
Çorum HİTÜ Erol Olçok Hastanesine O…
Betimar’dan Dikkat Çeken Seçim Anke…
Bodrum - Çorum FK Play-Off Yarı Fin…
Çorum’un UNESCO Gastronomi Şehri Ol…
Çorum’da Mantardan Zehirlenen Hamil…
Galatasaray 26. Kez Şampiyon Oldu!
Efsane Dr. Rıfat Patıroğlu 103 yaşı…
Çorum FK’nın Golü Türkiye Gündemind…
Çorum Merkezin Mahalle Sayısı 17’ye…
Çorum FK Play-Off'ta Yola Devam!
SON DAKİKA
HAVA DURUMU
ANKET