İkinci Tur 28 Mayıs Seçimi Hakkında Düşüncelerim

Ak Parti Çorum teşkilatlarında son sekiz senede sergilenen toptancı yaklaşım ile yaşatılan mağduriyetler, hukuk ihlalleri, işe alımlarda ehliyet ve liyakat yerine başka ilişkilerin belirleyiciliği ve daha bir çok konuyu mutlaka konuşmak gerekir.Cumhurbaşkanı'na "Çorum'da 3-0 olacak. Aday listesinin kefili benim" diye söz verenler nasıl bir bahane ve mazeret üretecek doğrusu

A
a
  • 28 Mayıs Seçimi hakkında düşüncelerim,14 Mayıs Seçimleri aslında her iki tarafın da tahmin ettiği halde dillendirmediği bir sonuçla ikinci tura kaldı vesselam!..
Siyasetin gereği olarak kimse mağlubiyeti telaffuz etmez. Aksine sonuç aleyhine de olsa bahaneler üreterek durumu kendi lehine çevirecek bir söylemle vaziyeti kurtarma derdine düşer. İşin rengi pek de iç açıcı olmasa da Millet İttifakı bu seçimlere daha hırslı ve hazırlıklı bir kampanya ile girdi. Hatta kazanmak için her yol mubahtır anlayışı ile sosyal medya üzerinden müthiş bir algı operasyonu ile rakiplerine kelimenin tam anlamıyla taarruza geçti. Hedefte gençler vardı ve kazanılması için en ince ayrıntı göz ardı edilmedi. Neden gençler sorusunun cevabı birazcık kara mizah koksa da tek parti zihniyeti ve sonrasındaki sol iktidarların baskıcı, dayatmacı tavırları, iktidarı her kaybettiğinde darbe seçeneğini devreye sokarak iktidarı elden bırakmak istememesi gibi hadiseleri bilmeyen ve geçmişte yaşandığı için kendilerini ilgilendirmeyen gençleri süslü söylemlerle kendi saflarına çekmek daha kolay olabilirdi. Zira neredeyse 40 yaş üzeri olan insanlar bu olayların bir kısmına şahit olmuş ya da dedeleri, nineleri, amcaları, dayıları, ana babaları gibi büyüklerinden işitmiş, okumuş ve bu zihniyete karşı kendilerini kapatmış insanlardan oluşmaktadır.

Gerçekten de onların zihninde Menderes hadisesi unutulmayacak bir acı ve travma oluşturmuş,12 Eylül ve 28 Şubat gibi darbeler ve sonrasında yaşananlar da bu travmaların tuzu biberi olmuştur. Başörtüsü zulmü ve ikna odaları, katsayı adaletsizliği, ibadetleri nedeniyle ordudan haksız yere ihraç edilmeler akılda kalan uygulamalardan sadece bir kaçı. Gençler bu hadiseleri bilmediği gibi anlatıldığında da umursamamaktalar. Yapılan çalışmalardan gördük ki bilgisayar oyunlarına kadar giren reklamlar tam da gençlerin hoşuna gidecek söylemler içeriyordu. Genç kardeşim bu oynadığın oyunu daha zevkli ve kasmadan oynayabilmeniz için internet bağlantınız güçlendirilecek sana söz. Cep telefonundan, araçlara kadar alınan özle tüketim vergisinin sıfırlanmasından tutun KPSS’den sonra mülakat yapılmayacağına dair söylemler gençleri etkileyen söylemlerdi...

Özellikle üniversitede okuyan gençlerin oy vermek için memleketlerine veya okudukları şehre gidebilmeleri için bilet ücretlerinin ödenmesi gibi uygulamalar da yerindeydi. Ancak kamuoyu yoklamalarındaki şişirilmiş tahminler bir anda kazanılmış gibi bir hava oluşturunca hem PKK uzantıları hem de din düşmanlığının bir tık ileri götürerek İslam düşmanlığına vardıran bazı çevrelerin söylemleri bir anda vaad edilen baharın yalancı bahar olabileceği ihtimalinin yüksekliği aynı gençleri ürkütmeye yetti. Apo’ya, Selo’ya özgürlük söylemleri kapıları parçalamaya vardırılınca, intikam söylemleri ortalığı kasıp kavurunca, Diyanetin, Kur’an Kurslarının, İmam Hatiplerin kapatılacağı gibi tehditler ortalıkta dolaşınca bahar beklentileri yerini bir anda güvensizliğe bıraktı. Gençler aileleri ile girdikleri tartışmalarda onların endişelerinin haklı olduğunu görmeye başlayınca yeni bir arayışa girdiler. Daha olayın başında Meral Akşener’in çıkardığı kriz sonucu masadan kalkması ve sonrasında tehdit ve şantajla masaya oturtulması yetmemiş gibi seçime günler kala son anda Muharrem İnce hakkında başlatılan baskılar ve şantaj içerikli tehditler sonucu onun adaylıktan çekilmesi eklenince 7‘li ittifak artık umut olmaktan çıkmış oldu. Artık tek umut Sinan Oğan’dı. Onun %2,5’luk oyu seçim sonucunda İnce’ye gidecek oylar ile %5’i geçmiş oldu...

İkinci turda ne olur? Seçim sonuçları anketlerin şişirme ve manüplatif olduğunu gösterdi. Artık kimse bu sonuçlara itibar etmeyecek. Yine Tayyip Erdoğan’ın 5 puan önde olması onu haliyle favori aday etmeye yetiyor. Bunca ittifaka rağmen CHP’nin yaşadığı oy kaybı CHP’nin kendi seçmeninin PKK’dan ve FETÖ bağlantılarından rahatsız olduğunu gösteriyor. Şimdi ise Sinan Oğan faktörü şişirilmeye çalışılıyor. Sanki tüm seçim onun iki dudağı arasından çıkacak karara bağlıymış gibi bir hava estiriliyor. Aslına bakılırsa bu da kamuoyu yoklamaları gibi yanıltıcı bir durum.

Sinan Oğan’ın gerçek tabanı ile son anda gelen İnce’nin oyları Sinan Oğan’dan önce kendi tercihlerini yapacaktır. Bunda PKK ve FETÖ soslu Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı arasında bir tercih yapacak. Aylardır HÜDAPAR üzerinden çıkarılan ve sadece PKK alerjisini soğutmak ve hedef saptırmak için yapılan bu yersiz tartışmalar artık inandırıcılığını kaybetmiştir. Oğan’ın “her iki ittifak PKK ve Hizbullah ile olan anlaşmalarını bozacak” gibi anlamsız şartlar iler sürmesinin de bir anlamı yok. Zira meclise giren girmiş bu saatten sonra yapılacak bir şey kalmamıştır. Dolayısıyla bu şartların da bir geçerliliği de kalmamıştır. Sinan Oğan’ın Cumhur ittifakına yakın durduğu yönünde haberler dolaşmaktadır. Umarız öyle olur. Ancak seçmeninin serbest bırakma eğilimi de söz konusudur. Hesaplar yapılırken bu seçenek de göz ardı edilmemelidir. Cumhur İttifakını bekleyen tehlike;REHAVET İbre Tayyip Erdoğan’dan yana iken Cumhur ittifakı üyelerinin rehavete kapılması durumunda terazi tersine dönebilir. Hatta Millet İttifakının da bu yönde planları da yok değil. Kesin Erdoğan kazandı reklamını yayıp rakiplerini zafer sarhoşluğu ile yenmeye çalışacaklar. Eğer meclise giren Cumhur ittifakına mensup partilerin üyeleri biz zaten seçildik, gerisi bizi ilgilendirmez gibi bir rahatlıkla seçimlere asılmaması durumunda seçim kaybedilebilir. Listeye giremeyen eski vekiller,madem bizi listeye almadılar o zaman farkımız belli olsun diyerek tersine çalışırlarsa bu da süreci olumsuz etkiler. Bunlar yaşanmadığı takdirde Tayyip Erdoğan seçimi oylarını artırarak kazanacaktır.


                                      28 MAYIS’TAN SONRA BUNLAR DA KONUŞULMALI!..
(CHP) 28.dönem milletvekili seçiminde %37.03 (72.683 Oy) ile birinci parti çıktı. Ak Parti 28.dönem milletvekili seçiminde şehir merkezinde % 36.9'la (72.417 Oy) İkinci parti konumuna düştü.CHP 2018’deki oyu 100 bin bandındaydı,şimdi ise 112.468 geldi.Ak Parti Çorum genelinde 147.243 oy aldı.Bu seçim sonuçları, esasında AK Partinin Çorum için tehlike çanlarının çaldığının göstergesidir.Yerel seçimler yaklaşıyor. Millet ittifakı şehirmerkezinde 1.parti olmayı başarmıştır.Çorum genelinde AK Parti yüzde 40,3, CHP yüzde 30,6,  MHP yüzde 20,4 oranında oy aldı.AK Parti, bu seçimdeki oy kaybının yanı sıra yine 1 vekil'de MHP'ye kaptırdı.14 Mayıs seçimi, AK Parti Çorum teşkilatları açısından başarılı olmamıştır.


Cumhurbaşkanı'na "Çorum'da 3-0 olacak. Aday listesinin kefili benim" diye söz verenler nasıl bir bahane ve mazeret üreteceğini doğrusu merak ediyorum.Ak Parti Genel Merkezinin Çorum seçmeninin verdiği mesajı iyi anlamısını halen beklemiyorum.Genel merkez yapısının ahbap çavuş ilişkisinden bir an önce kurtarılmalıdır.Oy ve vekil kaybı, AK Parti'yi "İl ve İlçelerde benim adamlarımın oluşturduğu teşkilat olsun benim olsun" anlayışı ile yönetmeye kalkışan, bu doğrultuda teşkilat ve vekil düzenlemesi yapan zihniyetin eseridir. Bunun baş sorumlusu MKYK üyesi Ahmet Sami Ceylan,Oğuzhan Kaya ve Erol Kavuncu'dur.A.S.Ceylan, gerek teşkilatların oluşumunda, gerekse hem genel seçimlerde,hemde yerel seçimlerde Kaya ile birlikte Belediye başkanı tercihlerinde ve milletvekili aday listelerinin oluşumunda önemli rol oynamışlar ancak; Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kişiler tarafından önerilen isim tercihlerini son dakika düzeltmiştir.Teşkilat başkanı Erkan Kandemir'de bu ikiliye çok güvendiği için Ak Partiyi Çorum'da oy kaybına uğratmıştır...

Oğuzhan Kaya'nın ve Zeki Gül'ün, Çorum merkez'den,Osmancık'tan beklediği oy Kayırıcı'ya gitti.İskilip,Alaca ve Sungurlu'da da aynı şekilde Ak Parti seçmeni MHP tercihi kullandı yani kısaca seçim öncesi tahminim beni yanıltmadı.Bu arada Ak Parti Çorum Teşkilatı Milligörüşcü tabanlı parti içinden hep dışladılar ve uzak tuttular. Yeni Refah Partisi Çorum'da 12 bin oy aldı.Burada MKYK üyesi Ak Parti genel merkezinin gözdesi Ahmet Sami Ceylan, teşkilatlara hep kendine hizmet eden,insanlardan parti içine yerleştirerek partide hep ikilik yaşattı ve parti içinde hizipçi bir vekil oldu. Ben Çorum'un hamisiyim ben ne dersem o olur şeklindeki yaklaşımı hem kurum müdürlükleri içerisinde,hemde Çorumlu Ak Parti seçmeni üzerinde hep bir baskı unsuru oldu. Velhasıl Ak Parti'nin Çorum'da kaybetmesinin sebebi siyaset makamından güç alarak hep baskı unsurunu kullanan güç “Nam-ı Değer ASC "oldu.
  • Çorum Özeli Seçimde AK Partinin oy kaybetmesinin sebebi maalesef önceki dönemlerde görev yapan vekillerin performansı ile alakalıdır.Çorum’un bir numarası, ağabeyi Ahmet Sami Ceylan,olmak gibi bir iddia ile Ak Parti seçmenini kırdı,üzdü  ve hatta hırpaladı.Bunun yanında Çorum Valisi Mustafa Çiftçi'ye kırıcı bir üslupla davranış bozukluğu sergilemesi, aynı zamanda kurumlara atama yaptırdığı bazı bürokratların makam koltuklarını kullanarak parti il binasında yapması gereken siyasi açıklamaları bürokratların makam masasında yapması,hem kendi kurumlarındaki kamu personeli ile uğraşmaları, onları tayinle tehdit etmeleri hem de ilişkili olduğu vatandaşa tependen bakmaları işin tuzu biberi oldu. Özellikle son dönemde bu durumlar iyice ayyuka çıktı. Hizmet konusunda da komşu illere yapılan hizmetlerle mukayese yapan seçmen, Çorum’un iktidar yatırımlarından yeterince yararlanamadığına inandı. Reis sevgisi vekillerin ve partinin üzerinde olduğu için bu durum seçimde sandığa yansıdı. Şimdi kimse kalkıp da ben aday gösterilmediğim için partinin oyu düştü demesin. Zira partinin oyunun düşmesinin vebali vekillerin ve parti teşkilatlarının üzerindedir azizim. 
  • Ak Çorum İl Başkanına yapılan saldırı çok su kaldırır.Parti Genel merkezin duyarsız kalması,14 Mayıs 2023 seçimlerinde Çorum'da ve benzeri illerde Ak Parti ve Cumhurbaşkanına kullanılan oylarda düşüse sebep oldu.Neyse gelelim seçim mevzusuna.Kirli siyasi,hesab-i çıkar ilişkileri ve Ak Parti Genel Merkezinin bu konulara görmedim,duymadım,bilmiyorum yaklaşımı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a  zarar veriyor. Çorum'la ilgili konularda Başkan Erdoğan'a rapor verirken Teşkilat başkanı Erkan Kandemir'e buradan yüksek sesle söylüyorum ki,eksik bilgi saklamakla,gizlemekle bu yolu bu adamlarla yürüyemezsin...
Genel anlamda kayıpların nedeni,oy kaybının sebebi ise AK Partinin maalesef parti içi yarışa müsaade etmeyip neredeyse ilçe yönetiminden vekile kadar atama siyaseti gütmesidir. Genel Merkezden atanan bir parti mensubu ister ilçe teşkilatı üyesi olsun, ister belediye meclis üyesi olsun, ister İl başkanı olsun ister vekil olsun halkı asla hesaba katmamdan direk,Ak Parti  Genel Merkez ile arasını iyi tutmanın yoluna bakmıştır. Bundan dolayı halkın istekleri ve beklentilerine asla itibar etmemişlerdir. Sonrasında da teşkilatlardan vekil veya belediye başkanı adayı gösterdik diye kendi atadıkları kişileri gerçek teşkilatmış gibi görme yanılgısına düşülmüştür.

Gerçek teşkilatçı; üyelikten başlayarak partinin her kademesine çalışkanlığı, insanlığı ve şahsiyeti ile sevilip seçilerek gelen kimsedir. Atananlar tam anlamıyla teşkilatçı değildir. Atama ile iş başına gelen bir yönetici seçmen ile irtibatsız olduğu için seçim çalışmasının nasıl yapıldığını bile bilmemektedir. Sosyal medyada iki fotoğraf yayınlamayı, sokaklarda selfi yaptırmayı, büyük salonlarda yemekli toplantılar düzenleyip nutuk atmayı da seçim çalışması olarak görmüştür. Oysa seçmen ile bire bir görüşülüp onların talepleri dinlenmeli ve eleştirileri not alınıp gereği yapılmalıydı. AK Parti maalesef bu atanan ve partinin nimetlerinden faydalanmak, ihale kapmak, şahsi işlerini yoluna koymak, üst düzey bürokrat olmak gibi menfaatler peşinde koşan dadanmışlar yüzünden oy ve seçmen kaybetmiştir...

Partiye ve davasına ömrünü adayanlar görmezden gelinmiştir. Yani adanmışlar, atanmışlar ve dadanmışlar tarafından küstürülmüştür. Sonuç: Sonuç olarak rehavete kapılmadan meydanlarda var olmak, sandığa gitmek, sandığa sahip çıkmak ve sonuçlar açıklanana kadar sandıkları terk etmemek gerekir. Acilen gençler ile ilgilenilmelidir. Türkiye artık kendi akıllı telefonunu, tabletini, bilgisayarını da yapmalıdır. Ak Parti Gençlik Kolları yeniden dizayn edilmelidir. Özellikle sosyal medyayı iyi kullanan gençlerden timler oluşturulmalı ve sosyal medyada propaganda açığı minimize edilmelidir. Üniversitelerde uzak eğitim mecburiyeti akabinde kimi üniversitelerin ve kimi hocaların akıl almaz kanunsuz ve keyfi uygulamaları mercek altına alınmalıdır...

Üniversite bulunan şehirlerdeki AK Gençlik Kolları bu yanlışlıkları anında parti birimlerine iletmeli ve YÖK’e kadar silsile içinde yanlışların düzeltilmesi için aktif olunmalı ve öğrencilere sahip çıkıldığı hissettirilmelidir. Yine yurtlarda yaşanan olumsuzlukların da üzerine ciddi olarak gidilmelidir. İnternet alt yapısı GSM operatörlerinin çekim gücü güçlendirilmeli ve fiyatları makul seviyelere çekilmelidir. Öğrencilere şehir içi ve şehirlerarası yolculuklarda tren, otobüs ve uçaklarda ulaşım desteği sağlanmalıdır. Gençlik Bakanlığı bu konuda daha aktif bir rol üstlenmelidir. KPSS sınavlarında mülakat kaldırılmalı ve uygulamaya seçim sonrası hemen geçilmelidir.   
                                                                                                                                                                                                                   
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

YENİLENEN SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • http://www.hitittv.net Çorum'un Ulusal ve Yerel
  • İnteraktif haber sitesi
  • Sondakika Çorum Haberleri
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

sol reklam
Önce çevre
Erdoğan reklam