AK Parti'nin Çorum'daki geçmiş ve mevcut teşkilat yapısı üzerinden siyasette makam, vefa, aidiyet ve saha çalışması üzerine bir değerlendirmem. “Siyaset yalnızca görevdeyken söylenenlerle değil, görev bittikten sonra nerede durulduğuyla da okunur.” Vesselam!
KOLTUK GİDİNCE DAVA DA MI BİTİYOR?
Elvan Simsek Yazdı: AK Parti'nin Çorum'daki geçmiş ve mevcut teşkilat yapısı üzerinden siyasette makam, vefa, aidiyet ve saha çalışması üzerine bir değerlendirmem.
Koltuk gidince dava da mı bitiyor?
Çorum siyasetinde vefa ve teşkilat tartışması...
“Siyaset yalnızca görevdeyken söylenenlerle değil, görev bittikten sonra nerede durulduğuyla da okunur.” Vesselam!!!
-------------------------------------------
Siyaseti uzun yıllardır Çorum'da yakından takip eden bir gazeteci olarak zaman zaman geriye dönüp eski fotoğraflara, konuşmalara ve siyasi aktörlerin bugün söyledikleri kadar artık söylemediklerine de bakıyorum.
Çünkü siyaset yalnızca insanın görevdeyken söyledikleriyle değil, görev bittikten sonra nerede durduğuyla da okunur.
AK Parti'nin Çorum'daki geçmiş dönemlerine baktığımda dikkatimi çeken bir durum var.
Bir dönem milletvekilliği, belediye başkanlığı, il başkanlığı veya ilçe başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunan bazı isimlerin siyasi hayatlarının en güçlü yıllarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve AK Parti'ye bağlılıklarını hemen her platformda güçlü biçimde dile getirdiklerini hatırlıyoruz.
Salonlar doluydu...
Kürsülerden dava, sadakat, vefa ve hizmet sözleri yükseliyordu.
Sosyal medya hesaplarında Erdoğan'ın açıklamalarından parti programlarına kadar hemen her gelişme geniş biçimde paylaşılıyordu.
Görevler sona erdi...
Koltuklar değişti...
Ve bazı hesaplarda dikkat çekici bir sessizlik başladı.
Benim asıl merak ettiğim de tam olarak bu!!!
Siyasi görev sona erince siyasi aidiyet de mi sona eriyor?
Bir siyasi harekete bağlılık makamla ölçülüyorsa, burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir problem vardır.
Çünkü siyaset yalnızca makam sahibi olunan yılların mesleği olmamalıdır. Bir insan gerçekten inandığı bir siyasi düşüncenin içerisindeyse milletvekiliyken de sade vatandaşken de temel düşüncesinin arkasında durabilir.
Elbette hiç kimse ömür boyu aynı yoğunlukta siyaset yapmak zorunda değildir. Görevden ayrılan bir siyasetçinin özel hayatına dönmesi, sosyal medyada daha az siyasi paylaşım yapması veya aktif siyasetten çekilmesi son derece doğaldır. Bunları tek başına “vefasızlık” olarak değerlendirmek de doğru olmaz.
Fakat geçmişte kullanılan siyasi dil ile görev sonrasındaki tavır arasında çok keskin bir mesafe oluştuğunda kamuoyunun soru sorması da doğaldır.
Dün kürsülerde anlatılan dava bugün nerede?
Bu soru yalnızca AK Parti'ye değil, aslında Türkiye'deki bütün siyasi partilere yöneltilebilir.
Siyasetin kronik problemlerinden biri, kurumlarla insanlar arasındaki ilişkinin zaman zaman makam üzerinden kurulmasıdır.
Görev varken kalabalık olan çevreler görev bitince küçülüyorsa, alkışlar makamla birlikte kesiliyorsa ve yıllarca savunulan siyasi değerler koltuk bırakıldıktan sonra görünmez hâle geliyorsa burada kişilerin ötesinde bir siyasi kültür problemi vardır.
Eskiye bakarken bugünü de konuşmak gerekiyor...
Meselenin diğer tarafında ise bugün görev yapanlar bulunuyor.
AK Parti Çorum teşkilatının 2026'daki kamuya açık faaliyetlerine baktığımızda toplantılar, istişare programları ve saha çalışmalarına yönelik hazırlıklar görülüyor. İl Başkanı Yakup Alar yönetimindeki teşkilat, son dönemde yaptığı açıklamalarda saha çalışmalarını artıracağını ve vatandaşlarla temasını sürdüreceğini belirtiyor.
Ancak siyasette önemli olan yalnızca toplantının yapılması değildir.
Toplum o çalışmayı hissediyor mu?
Mahallede görüyor mu?
Esnafın kapısında karşılaşıyor mu?
Gençlerle gerçek bir temas kuruluyor mu?
Vatandaş sorununu anlattığında karşısında muhatap bulabiliyor mu?
Bir siyasi teşkilatın gücü yalnızca yönetim kurulu toplantılarının fotoğraflarıyla ölçülemez. Siyasetin gerçek sınavı sokaktadır.
Bu nedenle bugünkü teşkilat açısından tartışılması gereken mesele “çalışıyorlar mı, çalışmıyorlar mı?” şeklindeki basit bir ikilemden daha büyüktür.
Yapılan çalışma toplumda ne kadar karşılık buluyor?
SİYASETİN EN ZOR SINAVI-MAKAMSIZ SİYASET
Bence bir siyasetçinin gerçek siyasi karakterinin en iyi görüldüğü dönemlerden biri görevde olmadığı zamandır.
Milletvekiliyken genel başkanının yanında durmak kolaydır.
İl başkanıyken parti programına katılmak zaten görevin gereğidir.
Belediye başkanıyken kalabalıkların önünde konuşmak makamın doğal sonucudur.
Asıl soru şudur?!..
Makamınız olmadığında da aynı siyasi düşüncenin arkasında mısınız?
Siyasette “vefa” denilen kavramın anlamı biraz da burada ortaya çıkar.
Bu nedenle geçmişte görev yapanların bugünkü sessizliği kadar, bugün göreve gelenlerin gelecekte nasıl hatırlanacağı da önemlidir.
Koltuklar kalıcı değildir...
Milletvekilliği biter...
Başkanlık biter...
İl başkanlığı biter...
İlçe başkanlığı biter...
Fakat insanların hafızasında geriye bir şey kalır!
O koltukta otururken ne yaptınız ve o koltuktan kalkınca neye dönüştünüz?
Çorum siyasetine bugün baktığımda geçmişte görev yapanların tavırlarının da mevcut yöneticilerin çalışmalarının da bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü siyasi hareketlerin uzun ömürlü olmasını sağlayan şey yalnızca güçlü liderler değildir.
Kurumsal hafıza, sahadaki teşkilat, siyasi tutarlılık ve makamdan bağımsız aidiyet de en az liderlik kadar önemlidir.
Belki de bugün sorulması gereken soru tam olarak budur.
Dava mı insanı makama taşıyor, yoksa makam ortadan kalkınca dava da mı unutuluyor?
Bu sorunun cevabını kişilere ben vermeyeyim.
Çorum kamuoyu geçmişi de bugünü de görüyor.
Takdiri okuyucuya bırakıyorum.
https://www.hitittv.net/makaleprint/koltuk-gidince-dava-da-mi-bitiyor-/