Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gül'le ilişkilerinde her zaman özenli ve nazik olmaya, görüş ve önerilerine değer vermeye, bu tutumunu da hissettirmeye gayret etti. Kökü derinlere uzanan değişik örnekler bulunsa da yakın tarihte Erdoğan'la Gül arasında üç önemli kırılma yaşandığı da bir gerçek. Gezi Olayları ile başlayan, 17-25 Aralık darbe girişimine yaklaşım farklılığıyla belirginleşen, Gül'ün aktif siyasete dönme niyetini açıklamasına rağmen AK Parti olağanüstü kongresinin toplanma zamanlaması ile netleşen yol ayrımı, halihazırda yeni bir kavşakta buluşmuş da değil. Ama bütün bunlar Erdoğan ve Gül'ün, iki devlet adamı tecrübesiyle buluşmasını, Türkiye ve bölge meseleleri hakkında geniş ufuk turu yapmasını engellemedi, engellememeli de...
***
Terörle mücadele, huzur ve demokrasi planı, Suriye krizi, sığınmacı sorunu, ABD'nin ikircikli tutumu, Rusya'nın Ortadoğu'ya yerleşme politikası, İran'ın rolü, AB ile ivme kazanan ilişkiler, İsrail'le normalleşme çabaları vb. hususlara değinildiği söyleniyor.
Spekülasyon boyutu içerse de 11. Cumhurbaşkanı'nın, AK Parti'ye rağmen veya AK Parti içine oynayan bir siyasi hareketin içinde olmadığı, kişisel heves ve hırsla davranmadığı, ülkeyi yönetenlere kolaylık dilediği aktarılıyor.
Tabii ki geçmişte AK Parti'ye emek ve gönül veren, lakin kulvar farkı nedeni ile sancısını dışa vuran isimlerin "kardeş kavgası görüntüsü vermemesi" eskimiş ve değersiz gibi gösterilmemesi hususları da zikrediliyor. https://www.hitittv.net/haberprint/davetin--cumhurbaskani-erdogan-dan-geldigi-belirtiliyor--20585.html