Karaman yazısında, "Ben elli yıldır yazıyorum, kitaplarım ve yazılarım senin boyunu aşmıştır, kitaplarımdan ve yazılarımdan rücu etmiş değilim; bir veya birkaç meselede hata ettiğim sabit olursa ondan elbette rücu ederim, ictihadda hatanın da sevabı vardır. Avanak olmayanlar bu kitapları ve yazılarımı okuyor ve takdir ediyorlar. Sen ise adını andığım “Diyalog ve Necat Tartışmaları” isimli kitabımı, madem bu konuda konuşuyor ve yazıyorsun, yalan ve iftira ile kul hakkına girmemek için okumaya mecbursun." dedi.
Cübbeli Ahmet, bu haftaki sohbetinde Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman'a çok sert çıkışmış; AK Parti-Cemaat kavgasından sonra Hayrettin Karaman ve Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç'ın ayrı düştüğünü dile getirmiş, "Daha ahirete gitmeden burada birbirinden beri olmaya başladılar. Çünkü batıl böyledir, çelişkiler yumağıdır. Batıl bir patladı mı hepsi birbirinden ayrı yere düşer" demişti.
İşte Karaman'ın Cübbeli'ye yanıt verdiği "Yalan cüppeye de girse yalandır" başlıklı o yazısı:
Yalancı hangi kılığa girerse girsin fasıktır, sözüne ve tanıklığına itibar edilmez.
Yalancı diyor ki:
“E şimdi Hayrettin Karaman da ne demeye başladı, ‘Onlar alıntı, malıntı orada yanlış şeyler anlaşılabilir. O yanlış anlamaya müsait falan falan. Ne olacak? Yeni kitap çıkarıyorum, ona bakın. Öbürlerini sahiplenmiyorum, yeni kitabı sahipleniyorum. Gelmişsin 80 yaşına, gerinin tümünü reddediyorsun! Vah demek ki seni bu seneye kadar seyredenlere, vah seni izleyenlere! ...şimdi yeni kitap çıkacak!’ Vay seni uyanık, ne derler ona, tatlısu kurnazı mı? Hem yeni kitabı sattıracak. Biz de avanaktık. Sakın ha, ben okuyacağım, durumu ben size arz ederim. Bizi de buldu enayi...”
Peki bu yalanı benim hangi ifademi çarpıtarak söylüyor?
Yalanlarına cevap verdiğim yazılarımda mealen şöyle demiştim: “Alıntı yaptığın kitap benim kalemimden çıkmış değildir. Senin ve başkalarının iftiralarına cevap verdiğim bir kitap yazdım (yazacağım değil, yazdım), üç yıl önce yayınladım, yakında ikinci baskısı da çıkacak. Benim bu konudaki düşüncemi ve inancımı bilmek istiyorsanız bu kitabımı okuyun.”
Peki bu ifademden “Ben şimdiye kadar yazdıklarımdan rücu ediyorum, bunlar yanlış, bundan sonra bir kitap yazacağım, eskilere değil, buna itibar edin” şeklinde bir mana çıkarmak mümkün müdür?
Elbette değildir.
Daha önce de “kitap toplattı” dedi yalanladım.
“Yahudiler cennete girer diyor” dedi yalanladım.
“Ashaba saygısı sevisi yok...” dedi, yalanladım; benim ehl-i beyte ve ashaba sevgim ve saygım var, konumuz genel olarak ashab değil, özel olarak Muaviye’dir ve yakında bir daha yazacağım.
Durmadan yalan söylüyor, iftira ve hakaret ediyor.
Madem kendine avanak diyorsun öyleyse dinle:
Ben elli yıldır yazıyorum, kitaplarım ve yazılarım senin boyunu aşmıştır, kitaplarımdan ve yazılarımdan rücu etmiş değilim; bir veya birkaç meselede hata ettiğim sabit olursa ondan elbette rücu ederim, ictihadda hatanın da sevabı vardır. Avanak olmayanlar bu kitapları ve yazılarımı okuyor ve takdir ediyorlar. Sen ise adını andığım “Diyalog ve Necat Tartışmaları” isimli kitabımı, madem bu konuda konuşuyor ve yazıyorsun, yalan ve iftira ile kul hakkına girmemek için okumaya mecbursun.
Aslında bu zavallı, bayağı ve edep dışı sözlere reddiye yazmak da züldür, ama yalana yalan, iftiraya iftira demek zarureti var.
https://www.hitittv.net/haberprint/cubbeli-nin-son-polemigine-karaman-dan-agir-cevap--16326.html